Hızırbey

Hızırbey Haber Portalı

19:28, 18 Nisan 2019 Perşembe
HAC VE KURBAN BÖLÜM: (1/2)
HAC VE KURBAN

HAC VE KURBAN BÖLÜM: (1/2)

Ya Rab! Bizlere gönül aynamızda hakikat parıltılarını, iki cihanın sır ve hikmetlerini seyrettirerek, gözlerimizi ve gönüllerimizi öyle nurlandır ki öbür âlemde cemalinle müşerref olalım! Âmin! İnşâallah.


HAC VE KURBAN

Hazret (ks) “HAC İBADETİ” konusunda önemli bilgiler verdi:

Hac Nedir?

Hac kelimesi, Lügatte Kasd ve Teveccüh manasına gelmektedir. Dini manası ise, belli bir yeri, muayyen bir zamanda, belli hareketlerle ziyaret etmektir.

Belli bir yer, Kâbe-i Muazzama ve Arafat'tır.
Muayyen zaman; Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayının ilk 10 günüdür.
Belli hareketler ise; Kâbe’yi Tavaf, Arafat’ta Vakfe, Say gibi Hacca mahsus hareketlerdir.

Haccın Hükmü Nedir?

Hac ibadeti, İslâm’ın 5 temel esasından biridir. Hem beden, hem de mal ile yapılan bir ibadettir.
Hicretin 9. yılında Farz kılınmıştır. Farziyeti Kitap, Sünnet ve İcma' ile sabit olmuştur.

Kur'ân-ı Kerim’de haccın Farziyet’ini bildiren Ayet-i kerime ve meali şöyledir:

Ona (Kâbe’ye) bir yol bulabilenlerin (gücü yetenlerin) Beyti hac (ve ziyaret) etmesi Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. (Âli İmran- 97).

Hac, şartlarını haiz olan her Erkek ve Kadına, ömürde bir defa olmak üzere Farz’dır.

Bu husus Hadis-i Şerif’te şu şekilde belirtilmiştir:

"Ey insanlar, sizin üzerinize Hac Farz kılınmıştır. O halde Hac ibadetini yerine getirin."
(Ashabının içinden) bir adam sordu:

- Ey Allah'ın Resulü, her sene mi?
Adam aynı soruyu üç defa tekrarlayıncaya kadar Peygamber Efendimiz (sav) sustu. Sonra şöyle buyurdu:
"- Eğer ben 'Evet' deseydim, her yıl Farz olurdu ve buna gücünüz yetmezdi." Haccın Sevap ve Faziletleri:

Ebu Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır:
"Kim Hac eder de şehevatı terk edip günah işlemezse (kötü söz ve davranışlardan sakınırsa) geçmiş günahları bağışlanır." H.Ş. "Hac ve Ömre için Beytullah'a gidenler, Müslümanların Allah'a gönderilmiş temsilcileridir. Dua ederlerse kabul eder. Mağfiret dilerlerse bağışlar." H.Ş.

Peygamber Efendimiz (sav) diğer bir Hâdis-i Şerifte de, şöyle buyurmuşlardır: "Hac ile umrenin, ateş körüğünün demir, altın ve gümüşün pas ve lekelerini giderdiği gibi günahları gidereceği beyan buyrulmuştur. " H.Ş.

Özürsüz yere haccı terk etmek, üzerine Hac Farz olduğu halde Hacca gitmeyi aklına bile getirmemek çok ağır bir günahtır.

Hazret-i Ali'nin (krv) rivayet ettiğine göre: Bu gibi lâkayt kimselere Allah Resulü (sav), "Yahudi ve Hıristiyan olarak ölsünler" şeklinde bedduada bulunmuştur.

Bir kimsenin sıhhat, Para, Zaman ve yol Emniyeti bakımlarından hiçbir engeli yokken Hacca gitmek istememesi, onun iman zafiyetine delil sayılmıştır. Rasûlullah’ın bedduasına hak kazanan bu gibi kimselerin akıbetinden korkulur.

Haccın Manası Nedir?

Hac, baştan sona temsili hareketlerden meydana gelmiş bir ibadettir.
Hac boyunca hacılar, adına ihram denilen kefene benzer dikişsiz bir elbise ile örtünürler. Bu hareket insanın ölmesini ve dünya ile alâkasını kesmesini temsil eder.

Arafat’ta vakfe, mahşer gününün küçük bir numunesidir.
Arafat’ta vakfeden sonra tekbirlerle Müzdelife'ye gelen hacılar, bayram gecesini orada geçirirler, bayram günü de Şeytan Taşlamak ve Kurban Kesmek üzere Mina'ya yollanırlar. Şeytan taşlamak şeytanın hile, desise ve vesveselerine karşı nefret duymanın bir remzi ve tezahürüdür. Aynı zamanda Hz. İbrahim'in (a.s.) Şeytan Taşlama sünnetine imtisal manasını da ihtiva etmektedir. Hacılar kötülüğe olan düşmanlık ve nefretlerini, ellerinden geldiğince kötülüklerle mücadele edeceklerini, kötülüğün mümessili, şerlerin sembolü olan Şeytan'ı yine sembolik olarak taşlamakla ifade ettikten sonra, Allah yolunda canlarını vermeye hazır ve amade olduklarını göstermek üzere bir de kurban keserler.

Hazret-i İsmail'in gösterdiği Hak yolunda kurban olma teslimiyetini yeniden yaşarlar.
Bir dâva, hak dahi olsa, uğrunda seve, seve can verebilecek müdafi ve taraftarları olmadan üstün gelemez. Bu bakımdan kesilen kurbanla hacılar gerekirse canlarını Allah yolunda feda edebileceklerini, kurban etmekten çekinmeyeceklerini sembolik olarak ifade etmiş olurlar.

Tavaf, yani, Kâbe'nin etrafında dönme ise, kâinat nizamından alınmış bir ibadettir. Kâinatta gezegenler, güneş, elektronlar, çekirdek, pervaneler ateş etrafında dönerler; Bu dönüşle merkeze olan bağlılık ve aşklarını göstermiş olurlar. Bu bakımdan tevhit dinînin sembolü olan Kâbe etrafında dönüş de, dine olan aşk ve bağlılığı sembolize eder.
Kâbe'yi her dönüş bir merhale ve menzil aşarak 7 kat göklerin üstüne çıkmak, iç dünyamızda 7 basamaklı olan nefsin en aşağı tabakasından en üst basamağına yükselmek, insanî hayatın gayesine varmak, ruhanî hayata kavuşmak manalarını da ifade eder.

Haccın Hikmet ve Faydaları Nelerdir?

Haccın pek çok Hikmeti, Maddî ve Manevî faydaları vardır. Bazılarına kısaca temas edip geçelim:

Müminler, aynı gaye ve inançla hac ibadeti dolayısıyla bir araya gelirler. Dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan mahşerî bir kalabalık, ibadet şuuru ve heyecanı ile kâinatın yaratıcısına yönelerek ondan dilekte bulunur, mağfiret isterler, kâmil bir imanla yaşayıp öylece ölmeyi niyaz ederler. Kazanılan manevî hazla eskiden mevcut kötü huy ve alışkanlıklarını terk ederler. Ve Allah'ın (c.c) emirlerine daha sıkı sıkıya sarılma şevkini elde ederler.

Ayaklar yalın, başlar açık olarak bütün hacıların beyaz örtülere bürünmesi âdeta Mahşer gününü hatırlatır. Böylece Kalbler yumuşar, bakışlar başkalaşır, duygular heyecana gelerek manevî bayram yapılır.

Bir emirle 14 asırdan beri milyonlarca insanı bu mukaddes beldelere koşturan Allah'ın (c.c) azametini bütün duygularıyla kavrayan hacılar, milyonlarca insanın kendileri gibi düşünüp inandığını da bizzat görüp müşahede ederek insi ve cinnî bütün şeytanların şüphe ve vesveselerine 5 para kıymet ve ehemmiyet vermezler. İmanları kat, kat kuvvet kazanır.

İslâm dininin zuhur edip âleme yayıldığı, mücadelesinin verildiği, uğruna canların feda edilip kanlar akıtıldığı mukaddes beldeleri ve muhterem ve muazzez İslâm kahramanlarının mezarlarını ziyaret etmekle hacıların gönlünde İslâm'ı bütünüyle yaşama ve ona hizmet etmek aşk ve şevki uyanır. O eşsiz mücahitlere manen hitab ederek: "Size, bize bıraktığınız mukaddes emanetleri biz de bizden sonraki nesillere layıkı veçhile Tevdi edeceğimize söz veriyoruz." Derler.

Yolculuk esnasında karşılaşılan zorluklar ve mahrumiyetler insana nimetlerin kıymetini ve bunlara şükretmeyi öğretir. Mal ve mülkünden uzak kalmak, akraba ve dosttan ayrı düşmek, istirahat imkânı bulamamak, insana muhtaçlarla fakirlerin sıkıntılarını hatırlatır ve böylece onlara şefkat elinin uzanmasına vesile olur.

Hacda cihad sevabı vardır. Çünkü onda hem sefer hali, hem nefisle mücadele, hem eziyet ve yorgunluklara tahammül vardır.

Hac ibadetinin bu gibi Manevî ve Ruhî fayda ve hikmetleri yanı sıra maddî ve içtimai bâzı faydaları vardır. Şöyle ki:
Hac, İslâm âleminin senede bir defa yapılan umumî bir kongresi hükmündedir. Hac mevsiminde İslâm ülkeleri iç ve dış meselelerinde fikir birliğine vararak dış dünyaya karşı yenilmez bir kuvvet hâlinde topyekûn hareket etme imkânı bulurlar.  
İslâm ülkelerinin beynelmilel bir fuarı mahiyetini arz eden hac mevsiminde her devlet maddi ve manevi varlığını teşhir edebilir. Geri kalmış İslâm ülkelerine elbirliği ile yapılan yardımlarla o ülkeler kalkındırılır.

HACCIN ŞARTLARI

Hac Ne Zaman Farz Olur?

Hac bir kimse üzerine şartları tahakkuk edince farz olur. Üzerine hac farz olan kimse hemen o yıl hacca gitmesi gerekir. Bu ibadeti daha sonraki yıllara bırakırsa günahkâr olur.  3 mezhep imamı bu hususta müttefiktir. Bununla beraber hayatta iken bu vazifeyi yerine getiren kimse günahtan kurtulur. Fakat hac etmeden ölürse, hac için vasiyet etmiş bile olsa, günahkârdır.

Haccın Şartları Nelerdir?

Haccın şartları üçe ayrılır:
1 - Vücubunun şartları,
2 - Edasının şartları,
3 - Sıhhatinin şartları.

Haccın Vücubunun Şartları Nelerdir?

Haccın bir kimseye Vacip, yani, Farz olması için o kimsede şu şartların bulunması gereklidir:
1 - Müslüman olmak.
2 - Akıl ve baliğ olmak.
3 - Hür olmak.
4 - Yol masraflarını karşılayacak ve gidip gelinceye kadar başkalarına muhtaç olmayacak şekilde ailesinin, çoluk çocuklarının ve kendisinin geçimini temin edecek maddî imkâna sahip olmak.
5 - Haccın farz olduğunu bilmek.

Haccın Edasının Şartları Nelerdir?

Kendisine Hac Farz olan bir kimse, bu Hac Farizasını yerine getirebilmesi, eda edebilmesi için şu şartların da bulunması gerekmektedir:

1 - Sıhhat. Hacı adayının hac farizasını yerine getirebilecek kadar sıhhatli olması şarttır. Kötürüm, ayakları kesik, felçli, yolculuğa dayanamayacak kadar yaşlı kimselere zengin bile olsalar hac Farz değildir. Başkalarını kendi yerlerine haccettirmek de üzerlerine gerekmez.

Hapiste bulunanlar için de durum böyledir. İki gözü âmâ olanların kendilerini Hacca götürecek kimseleri yoksa bunlara da Hac Farz değildir.

Ancak vücudu sağlam, sıhhati yerinde iken kendisine hac farz olup da haccetmeyen, sonra da bu şekilde hacca mâni bir hastalığa yakalanan kimseye ise Hac Farz olmaktan düşmez. Çünkü hac kendisine sağlığı yerinde iken farz olmuş, o ise gitmeyip haccı tehir etmiştir. Bu bakımdan kendisi gidemeyecek bir hastalığa yakalanmış olsa bile, kendi yerine başkasını hacca göndermesi ve hac farizasını mutlaka yerine getirmesi şarttır.

2 - Yol emniyeti. İster kara, ister deniz, isterse hava olsun yolda selâmet ve emniyet bulunduğu takdirde haccın edası farz olur. Yolda harp veya başka bir sebeple emniyet olmadığı takdirde ise haccın edası farz olmaktan çıkar.

3 - Kadının yanında kocasının veya bir mahreminin bulunması. Hacca gidecek kadının bulunduğu yerle Kâbe arasında bir sefer mesafesi (90- km. lik yol) veya daha fazla mesafe bulunduğu zaman kadın ister genç, isterse yaşlı olsun, beraberinde kocası veya bir mahremi bulunmadan haccedemez. Kadına mahrem sayılanlar, onun ebedî olarak kendileriyle evlenemeyeceği kimselerdir. Bununla beraber bu kimselerin akıl, baliğ ve kendilerine güvenilir kimseler olmaları da şarttır.

Kadını hacca götürecek olan kocanın veya mahremin yol ve nafaka masrafları, kadın tarafından ödenir. Kendisini hacca götürecek mahremi bulunup kendisinin o mahremin yol ve nafaka masraflarını karşılayabilecek malî imkânı da olsa kadına kocasının izni olmasa bile hac farz olur. Fakat nafile hac için kocanın izni şarttır.

4 - Kadınlar için iddet hâli olmamak. Kocasından boşanmış veya kocası vefat etmiş kadınlar, iddet hâli içine girmiş olurlar. İddet müddeti, kocanın vefatı dolayısıyla 4 ay 10 gün, boşanmalarda ise üç aylık bir zamandır. İddet hâlinde bulunan kadınlar evlenemeyecekleri gibi, hacca da gidemezler.

Haccın Sahih Olmasının Şartları Nelerdir?

Haccın sahih olmasının şartı üç tür:

1 - Zaman (Vakti mahsus): Haccın rükünleri, kendilerine mahsus zaman içinde yapıldıkları takdirde sahih olur. Başka zamanlarda yapılırsa hac sahih olmaz; Bozulmuş, batıl olmuş olur.

Zamandan murat, ziyaret Tavafının ve Arafat’ta Vakfenin vaktidir. Çünkü hacın rükünleri bu ikisidir.
Arafat’ta Vakfenin vakti, Arife günü öğleden sonra Kurban bayramının birinci günü Fecrin doğuşuna kadardır. (Fecir: Havanın ağarma zamanı.) (Fecr: Fecir, tan.) Kâbe'yi ziyaret tavafının vakti ise, Kurban bayramının birinci günü Fecrin doğuşundan itibaren ömrün sonuna kadardır. Bir de Şevval ve Zilkade ayları ve Zilhicce'nin ilk 10 günü haricinde Hac işlerinden herhangi birini yapmak sahih olmaz. Meselâ bu aylar dışında Hac için Tavaf veya Say yapılmış olsa, sahih olmaz. Ancak ihrama girmek kerahetle caiz olur.

2 - Mekân (Mekân-ı mahsus): Vakfe için şart olan mekân, Arafat dağı;  Ziyaret tavafı için, şart olan mekân ise, Mescid-i Haram'dır.

3 - İhram: Hac için niyet edip İhrama girmedikçe Hac sahih olmaz. İhrama Mikat’ta veya Mikat’tan önce girilmesi şarttır.

Haccın Rükünleri Nelerdir?

Haccın rükünleri ikidir:

1 - Arafat’ta bir müddet beklemek. Buna Vakfe denir.

2 - Ziyaret tavafı yapmak.

Bu ikisinden birisi yapılmadığı takdirde hac Fâsid olur, bozulur. Vakfe, Tavaf’tan daha kuvvetli bir rükündür. Çünkü Arafat’ta Vakfeden önce cinsî münasebet yapılırsa hac bozulur. Fakat ziyaret Tavafından önce yapılırsa, Hac bozulmaz, ceza gerekir.

Haccın Vâcibleri Nelerdir?

1 - Safa ile Merve arasında yürümek (Say etmek).
2 - Müzdelife'de Vakfe yapmak. Bu Vakfenin vakti, kurban bayramının birinci günü Fecrin doğuşundan itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süredir. Bu süre içinde az bir vakit dahi olsa Müzdelife'de bulunulursa Vâcib yerine gelmiş olur.
3 - Mina'da şeytan taşlamak, Mina'da taş atılacak üç tane yer vardır. Bunlara Cemre-i Akabe, Cemre-i Vusta ve Cemre-i Suğra denir.
Birinci gün Sadece Akabe Cemresine taş atılır. Kurbanın ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri ise, Her üç cemre de taşlanır. Önce Cemre-i Suğra'dan başlanır, sonra Vusta'ya, daha sonra da Akabe'ye atılır. Her bir Cemreye, 7 tane taş atılır.
4 - Başı Traş etmek veyahut saçları kısaltmak.
5 - Veda (Sader) Tavafını yapmak.
6 - Mikatlardan ihrama girmek de Vâcibdir. Hacca niyet edip ihrama girmek Farz ise de, bunun Mikat’larda yapılması Vâcib’tir. Mikat’larda ihrama girilmezse Vacib terkedilmiş olacağından kurban kesmek gerekir. Veya geri dönülüp Mikat’ta ihrama girmek gerekir.
7 - Arife günü öğleden itibaren güneş batıncaya kadar Arafat'ta beklemek.
8 - Farz olan ziyaret Tavafının Farz olan dört Şavft’ına üç Şavft daha ilâve ederek yediye tamamlamak.
9 - Ziyaret Tavafını bayram günleri içinde yapmak.
10 - Tavafa Hacer-i Esved'den başlayıp Hacer-i Esved'i sola alarak Hatim arkasından yaya olarak Kâbe'yi Tavaf etmek.
11 - Tavaflardan sonra, Harem-i Şerif’te iki Rekât Namaz kılmak.
12 - Kıran ve Temettü haccı yapanlar için, Harem dâhilinde kurban kesmek.

Haccın Sünnetleri Nelerdir?

Haccın başlıca sünnetleri şunlardır:
1 - İhrama niyet edileceği zaman gusletmek.
2 - İki parça hâlinde olan özel ihram örtüleriyle vücudunu örtmek.
3 - İki rekât ihram namazı kılmak.
4 - İhrama girdikten sonra Telbiye getirmek. Telbiye şudur: Lebbeyk, Allahümme lebbeyk. Lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk.   İnnel-hamde ve'n-nimete leke ve'l-mülk. Lâ şerîke lek.
5 - Kudüm Tavafı yapmak.
6 - Farz ve Vâcib Tavaflar dışında çokça Tavaf yapmak.
7 - Say yaparken iki yeşil direk arasında koşmak.
8 - Zilhicce'nin 8. günü Mina'ya çıkıp orada gecelemek.
9 - Arefe günü güneş doğduktan sonra Arafat'a çıkmak.
10 - Müzdelife'den Mina'ya güneş doğmadan önce dönmek.
11 - Kurban bayramının gecelerini Mina'da geçirmek.
12 - Müzdelife'de gecelemek.
13 - Mina'da cemrelere taş atarken sırayı gözetmek.
14 - Arafat'ta huzur ve huşu' içinde Allah'a (c.c) dua edip yalvarmak.
15 - Kurban bayramının birinci günü Mina'da ilk taş atmayı güneşin doğuşu ile öğle vakti arasında yapmak.
16 - Tavaflardan sonra Zemzem kuyusuna gidip su içmek.
17 - Hacer-i Esved'i öpmek veya istilâmda bulunmak.

Haccın Adabı Nelerdir?
Haccın edepleri çoktur. Önemli olanların bazıları şunlardır:
1 - Hacı adayının mevcut borçları varsa hacca gitmeden evvel onları ödemesi.
2 - Tecrübeli ve bilgili kimselerle konuşup onlardan bilgi almak. Haccın fiil ve hareketlerini güzelce öğrenmektir.
3 - Dargın olduğu kimselerle barışıp helâlleşmek.
4 - İbadetlerindeki noksanlarını tamamlayıp gidermek.Kaza namazları ve kaza oruçları varsa onları yerine getirmek.
5 - Günahlarından samimi ve halis bir niyetle Tövbe etmek.
6 - İyi bir arkadaş edinmek.
7 - Akraba ve dostlarla vedalaşmak ve dualarını istemek.
8 - Evden yolculuğa çıkmadan evvel iki rekât namaz kılmak.
9 - Hacdan dönüşte evde iki rekât namaz kılmak.
10 - Evden sevinçle çıkmak ve yolda zamanı dua ile zikirle geçirmek.
11 - Evden çıkarken Besmele çekip Âyete'l-Kürsî'yi, İhlâs'ı ve Mu’âvvizeteyn Surelerini okumak.
12 - Elde emanetler varsa sahiplerine iade etmek.
13 - Fakirlere bol, bol sadaka dağıtmak.
14 - Daima abdestli bulunmaya gayret etmek.
15 - Haremeyn'de hiç olmazsa bir hatim indirmek.

MU'ÂVVİZETEYN: Felâk ve Nâs Surelerinin ikisine beraber verilen isim.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlar:

“Cuma namazından sonra, Yedi defa ihlâs ve Mu'âvvizeteyn okuyanı, Allah’u Teâlâ, bir hafta, kazadan, belâdan ve kötü işlerden korur.” H.Ş.

Seyyid Abdülhakîm (ks) Hazretleri bu konuda şöyle buyurmuşlar:

Dertlerden, belâlardan kurtulmak; Şeytanın, cinlerin şerrinden korunmak için, Besmele Çekip Âyete'l-Kürsi'yi, İhlâs'ı ve Mu'âvvizeteyn Surelerini çok okumak faydalıdır.

İHRAM:

İhram Nedir?
İhram haccın ve umrenin sıhhat şartıdır. İhrama girmeden hac ve ömre yapılamaz.
İhram, hac ve ömre yapmak niyetiyle, serbest olduğu zaman kendisine helâl olan bazı şeyleri haram kılmak demektir.
İhramın şartı, Hacca veya Umreye niyet edip telbiye getirmektir. İkisi birlikte yapılmalıdır.

İhrama Nerede Girilir?

Kâbe merkez olmak üzere bunun yaklaşık olarak 10 ve 15- km.lik mesafelerle çevrili bölgesine harem denilir ki bu bölge özel sınırlarla işaretlenmiştir. Harem çevresinde 5 yer vardır ki hacı adaylarının bu yerleri ihramsız olarak geçmeleri yasaktır. Bu yerlere Mikat denir. Mikat yerleri ile Harem hududu arasında kalan bölgeye ise, Hıll adı verilir. Hacı adayları Mikat’a varmadan önce de ihrama girebilirler. Önceden ihrama girilmemişse, mutlaka Mîkat’larda veya o Mikat’ların hizasında ihrama girilmelidir. Mikat’ta ihrama girilmeden geçilirse ceza olarak bir kurban kesmek veya tekrar geri dönüp Mîkat’tan ihrama girmek gerekir.

Mikatlar:
İhramsız geçilmesi caiz olmayan 5 Mikat şunlardır:
1. Zü'l Huleyfe: Mekke'ye Medine istikametinden gelenlerin Mikat’ıdır. Rasûlullah Efendimiz (sav) Veda Haccında ihrama buradan girmiştir. Bugünkü adı Ebyar-ı Ali'dir. Mekke'ye en uzak Mîkat budur, Medine'ye 11, Mekke'ye ise 450- km. mesafededir.
2. Zâtü Irk: Iraklıların ve Irak yönünden gelenlerin Mikatı’dır.
3. Cuhfe: Şam'dan ve Şam yönünden gelenlerin Mikatı’dır. Mekke'ye 187- km. Mesafededir. Türkiye'den gidenlerin Mikat’ı budur.
4. Karn veya Karnü'l Menâzil: Necid bölgesinde oturanlarla bu yönden hacca gidenlerin Mîkat’ıdır. Mekke'ye mesafesi 94- km. dir.
5. Yelemlem: Yemen'den ve Yemen yönünden gelenlerin Mikatı’dır. Mekke ile arası 54- km. dir. En yakın Mîkat budur.
Kızıl Deniz, Süveyş tarafından gelenler Cuhfe yakınındaki Rabığ hizasında ihrama girerler. Geliş istikametine göre Cidde de Mikat sayılmaktadır. Rabığ Mekke'ye yaklaşık 200- km. mesafededir.

Eğer yasaklarına riayet edebileceğine güveniyorsa hacı adayının Mikat’a varmadan, hatta hac için yola çıkarken ihrama girmesi daha faziletlidir. Kendi Mikat’ını ihramsız geçen bir kimse başka bir Mikat’tan da ihrama girebilir. Fakat kendi Mîkat’ında ihrama girmek daha faziletlidir. Mevcut bu 5 yoldan değil de başka yol ve istikametlerden Mekke'ye girmek isteyenler. Bu 5 Mikat’ın herhangi birinin hizasından ihrama girebilirler. Hava ve deniz yolculuklarında da durum böyledir. Mekkelilerin hac için Mikat’ları harem’dir. Ömre için ise, Hill'dir. Yani Mekke'de oturanlar, ömre için ihrama gireceklerinde Harem hududundan çıkıp Hill bölgesinin herhangi bir yerinde ihrama girerler.

İhrama Nasıl Girilir?

İhrama girileceği zaman Gusledilir, Gusletmek imkânı yoksa Abdest alınır. İhrama girerken yapılacak Gusül sünnet-i Müekkede’dir.  Bu Gusül, Hadesten taharet için değil, Maddî temizlik içindir. Bu bakımdan Hayız ve Nifas hâlindeki kadınlar bile Gusledebilirler. Tam bir temizlik için, ayrıca tırnaklar kesilir, bıyıklar kısaltılır, koltuk altları ve kasıklar Traş edilir. Bu temizlikleri Yolda ihrama girerken yapmak imkânı olmayacaksa, evde yola çıkmadan evvel yapmak lâzımdır. Bundan sonra ayakkabılar ve dikişli elbiseler çıkarılır. İzar ve Rida adı verilen iki parçadan ibaret bir örtü ile vücut örtülür. Göbekten diz kapakları altına kadar sarılarak giyilen parçaya İzar ve belden yukarı omuzlar üzerine alınana da Rida denilir. Bu örtülerin beyaz ve yeni olması güzeldir. Yeni olmasa bile temiz olması şarttır. Kadınlar el ve yüzleri -saçları görülmemek kaydıyla- açık olarak günlük kıyafetleriyle ihram vaziyeti alırlar. Sonra güzel kokulardan bir koku sürünür. Ancak kokunun ihrama girdikten sonra vücutta veya elbisede renk ve izi kalmamalıdır. Kokusu kalabilir. İhrama sarılıp kokulandıktan sonra iki rekât namaz kılınır. Vakit kerahet vakti ise namaz kılınmaz. Kılınan bu namaz, Sünnettir. Birinci rekâtında Fatiha’dan sonra Kâfirûn suresini, ikinci rekâtta da İhlâs suresini okumak faziletlidir. Namazın sonunda Allah'tan hac için yardım ve kolaylık istenir.

"Allahümme innî ürîdü'l-hacce fe-yessirhü lî ve tekabbelhü minnî."

Yani, "Allah’ım, hac etmek istiyorum, onu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur" diye dua edilir. Bu umresiz sadece hac yapmak niyetiyle ihrama girildiği takdirdedir. Temettü Haccı yapmak isteyenler Hacca değil Ömreye niyet ederler. Kıran haccı yapmak isteyenler ise, Ömre ile Haccı birlikte niyet ederler. Bu niyet ve duayı takiben Telbiye’ye başlanır. Telbiye’nin sözlerini daha önce yazmıştık. Telbiye, Hacının Allah'ın emrine amade ve onu yerine getirmek için can attığını ifade eder. "Buyur Allah’ım, emrine amadeyim." Demektir. Böylece ihrama girilmiş olur. Artık yol boyunca Peygamber Efendimize (sav) bol, bol salâvatlar getirilir, dualar yapılır;        Zikir, Tesbih ve Tehlil’de bulunulur. Farz namazların ardından da çokça Telbiye getirilir. Telbiyeleri yüksek sesle söylemek, Erkekler için Müstehabtır; Kadınlar ise seslerini yükseltmeden söylerler. (Telbiye: Lebbeyk demek.) (Tehlil: "Lâilâhe İllallah" demek.)

İhramlıya Yasak olan Hususlar Nelerdir?

İhramlı kimseye bazı hususlar Haram, bazı hususlar da Mekruhtur. Şöyle ki:
1 - Ailesi yanında olanların hanımıyla cinsî münasebette bulunmaları veya cinsî yaklaşmaya sebep olabilecek söz, fiil ve hareketlerde bulunmaları haramdır.
2 - Kafiledeki arkadaşlarıyla, kafile idarecisi veya vasıta şoförleriyle kavga etmek, yersiz münakaşa ve mücadelede bulunmak, sövüp saymak, hakaret etmek de haramdır.
3 - Avlanmak veya bir avcıya işaretle bile olsa yardımda bulunmak haramdır. Ancak deniz avı serbesttir.
4 - Harem dâhilinde bulunan yeşil otları koparmaktan, çiğneyip ezmekten, budamaktan ve zararsız hayvanları öldürmekten de sakınmalıdır.
5 - İhramlı iken koku sürünmek, Traş olmak, Tırnaklarını kesmek veya vücudunun herhangi bir yerinden kıl koparmak da Haramdır.  Bu bakımdan başın kaşınmaması gerekir.  Çünkü saç dökülebilir. Fakat saçı dökmeden hafifçe kaşımada bir mahzur yoktur.
6 - Başa takke giymek veya sarık sarmak da haramdır. Ancak başa değdirmeden sıcaktan korunmak için başın üstünde şemsiye taşınabilir.
7 - Pantolon, palto, mintan gibi dikişli elbiseler giymek de haramdır. Ancak erkeklerin üşüdüğü için veya başka bir zarurete binaen dikişli elbiseleri sırtlarına almalarında bir mahzur yoktur. Dikişli elbiseden kasıt, vücut ölçülerine göre dikilmiş gömlek, pijama gibi elbiselerdir. Peştamal şeklindeki ihramların kenarındaki dikişlerin zararı yoktur, sökülmesi gerekmez.
8 - Vücudun neresine olursa olsun, ihramlı kimsenin kına sürmesi caiz değildir.
9 - Çorap ve ayakkabı giyilmesi de caiz değildir.

İhramlıya Mübah Olan Hususlar Nelerdir?

1 - İhramlının kan aldırması.
2 - Kıl koparmadan vücudun herhangi bir yerini veya başını kaşıması.
3 - Kirlerden temizlenmek için başını veya vücudunu yıkamak da Mubah’tır.  Bu esnada kokusuz sabun da kullanılabilir.
Yalnız, Başında bit, pire gibi parazitler varsa, onları öldürmek caiz değildir, tutup yere atabilir.
4 - Sıcaktan korunmak için bir ağaç, ev, çadır altına sığınılabileceği gibi, şemsiye de taşınabilir. Yeter ki şemsiye başa değdirilmesin. Bir anlık dokunmanın ise, bir zararı yoktur.
5 - Kemer takmak, silâh kuşanmak, yüzük ve saat takmak, kokusuz sürme çekmek de ihramlıya Mübah olan hususlardandır.
Ayağa, topukları ve üzeri açık nalın şeklinde bir ayakkabı giymek de caizdir.

İhramdan Nasıl Çıkılır?

İhramdan çıkmak için erkekler saçlarını ya ustura ile Traş ettirirler veya en az parmak uçları kadar 1,5–2 santim kısalttırırlar. Başı Traş ettirmek, kısalttırmaktan efdaldir.
Kadınlar ise Traş olmazlar, uçlarından kısaltırlar.
Böylece ihramdan çıkılmış olur.

* * *

TAVAF: Kâbe-i Muazzama’nın etrafında Hacer-i esvedin bulunduğu köşeden başlamak sûretiyle Kâbe sola alınarak yedi defâ dolaşmak. Tavaf edene Tâif; Kâbe etrafında Tavafa mahsûs mahalle (yere) Metâf denir.

Kur'ân-ı Kerimde mealen buyruldu ki:

”Şüphe yok ki Safa ile Merve Allah’u Teâlâ’nın şeâirinden (Allah’u Teâlâ’ya ibadet etmeye vesile olan nişaneler, alâmetler) dir. İşte kim o Beyti (Kâbe'yi) hac veya umre niyetiyle ziyaret ederse, bunları güzelce tavaf etmesinde üzerine bir beis yoktur.” (Bakara suresi- 58)

Tavafta Telbiye edilmeyip (Lebbeyk okunmayıp) Tekbir ve Tehlil edilir ve Salevât-ı şerife okunur. Tavafın belli bir vakti yoktur.

Haccın farzlarından üçüncüsü; Dördü Farz, üçü Vâcib olmak üzere yedi kere Tavâf etmektir. Tavaf’a niyet etmek de Farz’dır.

Kâbe'den başka bir cami etrafında ibadet için Tavaf edenin kâfir (İmansız) olmasından korkulur.
Her Tavaftan sonra Mescid-i Haram içinde (Kâbe avlusunda) iki Rekât Namaz kılmak Haccın vâciblerindendir.
Erkeksiz kadın hacca gidemez. Giderse, haccı kabul olur ise de, haramdır. Erkeği ile gidince de, otelde, Tavafta, Say'da ve taş atarken erkeklerin arasına karışması haramdır ve haccın sevabını giderdiği gibi, büyük günaha girer.
Tavaf yaparken Abdestsiz ve Cünüp olmamak, elbise temiz olmak, Hatim denilen yerin dışından dolaşmak, Kâbe-i Muazzama hep sol tarafta kalmak Haccın vâciblerindendir.

Tavaf yedi nevidir. Birincisi ziyaret Tavafı; İkincisi Ömre Tavafı (bu ikisi Farzdır); üçüncüsü Sünnet olan Tavaf-ı Kudümdür. Dördüncüsü Veda Tavafı;  Beşincisi Vâcib olan Nezr (adak) Tavafıdır. Altıncısı Tavaf-ı Nafile; Yedincisi Müstehab olan Tatavv’û' Tavafıdır.

Tavaf-ı İfada: Hacıların Arafat’tan indikten sonra yaptıkları Farz Tavaf. Tavaf-ı Ziyaret.

Tavaf-ı Kudûm: Mekke-i Mükerreme ye varınca, yapılan ilk Tavaf. Buna Tahiy’ye, lika (kavuşma) Tavafı da denir.
Tavaf-ı Kudûm, Afakîler için yani dışardan gelenler için sünnettir.


Tavaf-ı Nafile: Mekke-i Mükerreme’de bulunanların fırsat buldukça yaptıkları tavaf.

Tavâf-ı Sadr (Sader): Hac esnâsında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mina'dan Mekke'ye inildiğinde yapılan tavâf. Buna Tavaf-ı veda da denilir. Hac vazifeleri bununla sona erer.

İbn-i Âbidîn,(k.s) ve M. Zihni Efendi (k.s) bu konuda şöyle buyurmuşlar:

Afakî olan yani Mikât denilen yerden daha uzak memleketlerin hacılarının Mekke'den ayrılacağı gün, Tavaf-ı sadr yapmaları haccın vâciblerindendir. Âdet gören kadına bu tavaf vâcib değildir. Tavaf-ı sadrdan sonra Zemzem suyu içilir. Kâbe'nin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak Mültezem denilen yere sürülür. Sonra Kâbe perdesine yapışıp bildiklerini okur ve dua eder. Ağlayarak mescit kapısından dışarı çıkar.

MÜLTEZEM: Kâbe-i Muazzama’nın kapısı ile Hacer-ül-Esvet denilen mübârek siyah taş arasında kalan Kâbe duvarı.

Hac esnasında Minâ'da şeytan taşlandıktan sonra, Mescid-i Haram'a gelinir.

M. Zihni Efendi (k.s) bu konuda şöyle buyurmuşlar:

Tavaf-ı sadr veya veda tavafı yapıldıktan sonra, Zemzem suyu içilir. Kâbe'nin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak, Mültezem denilen yere sürülür. Sonra Kâbe perdesine yapışıp dua edilir. Ağlayarak mescit kapısından dışarı çıkılır.
Bir kimse karnını Kâbe duvarına değdirip, Mültezem’i vesile (vasıta) ederek Allah’u Teâlâ’ya yalvarırsa, Allah’u Teâlâ onu zarardan kusurdan korur. Böyle olduğu çok tecrübe edilmiştir. Allah’u Teâlâ, Mültezem denilen yerdeki birkaç taşa; Hayra, faydaya vesile olma özelliği vermiştir. Aspirine ağrı kesmek, alkole aklı gidermek özelliklerini verdiği gibi. Mültezem denilen yerdeki taşlara başka taşlardan farklı olarak duaların kabul olmasına Sebep olma özelliğini vermiştir.

Tavaf-ı Umre: Umreye niyet edenin yedi defa yaptığı tavaf.

Umre tavafının dört şavtı (dolaşımı) umrenin rüknündendir.

Tavaf-ı Ziyaret: Hacıların Arafat’tan indikten sonra, Kurban bayramı günlerinde yapılan Tavaf. Buna ifada tavafı da denir.
M. Zihni Efendi (k.s) bu konuda şöyle buyurmuşlar:

Her hac edene, Tavaf-ı ziyareti Arafat’tan sonra yapmak farzdır. Onun için diğer bir ismi de Tavaf-ı rükündür. Haccın farzlarındandır.

TAVAF:

Tavaf Nedir?
Tavaf, Lügatte: Bir şey'in etrafında dolanmak demektir. Dini manası ise: Kâbe'nin etrafında 7 kere dolanmak demektir. Kâbe'nin etrafında her bir devire Şavt denir. 7 Şavt bir Tavaf olur.

Tavafın Vâcibleri Nelerdir?

1. Tavafa Hacer-i Esved'den başlamak.
2. Tavafı Kâbe'yi sol tarafına alıp Rüknü Irakî yönüne ilerleyerek yapmak.
3. Özürlü değilse Tavafı yürüyerek yapmak.
4. Tavafı Hatîm denen Kâbe etrafındaki duvarın dışından yapmak.
5. Tavafta bulunurken abdestli olmak.
6. Tavaf bitince iki rekât namaz kılmak.
Tavafın Vâciblerinden herhangi birinin terki, cezayı gerektirir. Tavaf yeniden yapılırsa ceza düşer.

Tavafın Sünnetleri Nelerdir?

1 - Sadece Kudüm ve Ziyaret Tavafına mahsus olmak üzere Tavafın ilk üç şavtında, belden yukarı sarılan ihramın bir ucunu sağ koltuk altına, diğer ucunu da sol omuz üzerine alarak sağ omuzu çıplak bırakmak. Buna Iztıba denir.
2 - Yine sadece Kudüm ve Ziyaret Tavafına mahsus olmak üzere Tavafın ilk üç şavtında Erkeklerin Remel denen omuzları silkerek çalımlı yürümeleri..
3 - Tavafın her şavtında Hacer-i Esvedi mümkünse öpmek, değil ise uzaktan istilâm etmek. İstilâm, Hacer-i Esved'i selâmlamak demektir.
4 - Tavaf namazından sonra Makam-ı İbrahim arkasında dua etmek.
Tavafın sünnetlerinin mazeretsiz terki mekruhtur. Fakat mazeretsiz de terkedilmiş olsa cezayı gerektirmez.
Tavaf Nasıl Yapılır?

Önce Farz, Vacip, Nafile Tavaflardan hangisi yapılacaksa ona niyet edilir. Her Tavafın yapılışı aynıdır. Fark, sadece Farz, Vâcib ve Sünnet oluşundadır.    Bu bakımdan niyette, yapılacak Tavafın nevi belirtilir.
Tavafa niyetten sonra, doğruca Hacer-i Esved'in bulunduğu yere gidilir. Mümkün olduğu takdirde başkasına eziyet vermeksizin eller Hacer-i Esved üzerine konur ve taş öpülür. Yaklaşıp öpmek mümkün olmadığı takdirde, yalnız el sürülür, bu da mümkün olmazsa. Hacer-i Esved'e karşı durulup ellerin içi taşa doğru gelmek üzere eller kaldırılır ve tekbir, tahmid ve salâvat getirilir. Daha sonra el içleri öpülerek yüzlere sürülür. Bu fiile istilâm denir. Sevab bakımından istilâm ile Hacer-i Esved'i öpmek arasında bir fark yoktur.

(Tekbir: "Allahuekber" demek.) (Tahmid: Hamd etme.)

İstilâmda şu dua okunur:
Bismillâhi vallâhü ekber, Allahümme îmanen bike ve tasdîkan bi-kitâbike ve vefâen bi-ahdike ve't-tibâan li-sünneti nebiyyike sallâllahü aleyhi ve sellem.
"Allah'ın adıyla. Allah en büyüktür. Allah’ım! Sana iman ederek kitabını tasdik, ahdine vefa ve Peygamberinin sünnetine uyarak." Bundan sonra Kâbe sol tarafa alınarak etrafında dönülmeye başlanır. Hacer-i Esved'den başlanıp yine Hacer-i Esved'e gelinen her dönüşe bir Şavt denir. Bir tavaf, 7 şavt’tan ibarettir. Tavafın ilk üç şavtında erkekler sağ omuzlarını açarak ve pehlivanlar gibi omuzlarını silker bir vaziyette canlı ve çalımlı bir yürüyüşle yürürler. Omuz açmaya ıztıba, canlı çalımlı yürümeye de remel denir. Iztıba ve remel yapılması sünnettir ve sadece ziyaret ve kudüm tavaflarında yapılır. Diğer tavaflarda yapılmazlar. Tavaf, Hatim’in arkasından yapılır. Aslen Kâbe'den olup sonra dışarıda bırakılan ve yarım ay şeklinde çevrelenen yere Hatim denir. Bu kısım Kâbe'den sayıldığı için, tavaf bunun dışından yapılmaktadır.
Kâbe'nin kapısında ve köşelerinin her birinde dualar okunur, salât ü selâm, tekbir ve tehliller getirilir.
Kâbe'nin 4 köşesi vardır ki bunlara rükün denir. Hacer-i Esved'in bulunduğu rükünden sonra sağdan sola doğru sırası ile “Rükn-i Irakî, Rükn-i Şâmî ve Rükn-i Yemanî gelir.” Rükn-i Yemanî'nin istilâm edilmesinde bir beis yoktur. Diğer iki rükün istilâm edilmezler.  Hacer-i Esved'e her uğrandıkça mümkünse öpülür veya el sürülür. Mümkün değilse istilâm yapılır. Sonra tekrar tavafa devam edilir. Kâbe etrafında 7 dönüş (7 Şavt) tamamlanınca, Hacer-i Esved istilâm edilerek tavaf tamam edilmiş olur. Bundan sonra yer bulunduğu takdirde Makam-ı İbrahim'de, yer bulunamazsa Mescid-i Haram'ın münasip bir yerinde iki rekât tavaf namazı kılınır. Bu namaz vâcibdir. Birinci rekâtta Kâfirûn, ikinci rekâtta ise İhlâs sureleri okunur. Bu namaz da, kerahet vakitleri dışında kılınır. Bu bakımdan ikindiden sonra tavaf eden kimse akşam namazını bekler. Akşamın farzından sonra tavaf namazını kılar, sonra akşamın sünnetini kılar.
Rasûlullah Efendimiz bir Hâdis-i şeriflerinde: “Tavaf namazı kılan kimselerin bir köle âzad etmiş kadar ecir ve sevab alacaklarını belirtmiştir.” Tavaf namazını bitirdikten sonra, Kâbe-i Muazzama'ya yönelerek ayakta ihlâs ve samimiyetle dualar edilir.

Sonra Zemzem kuyusuna gidilip şu dua okunarak su içilir:
"Allâhümme innî es'elüke rızkan vâsian ve ilmen nâfiân ve şifâen min külli dâin."
"Allah’ım, senden geniş rızık, faydalı ilim ve her türlü hastalıklardan da şifa dilerim."

Kaç Çeşit Tavaf Vardır?

5 çeşit Tavaf vardır:

1 - Ziyaret Tavafı: Haccın rüknünden biri olan Farz tavaftır. Yapılış zamanı, Kurban bayramının birinci günü Fecrin doğuşundan itibaren ömrün sonuna kadardır. Ancak bu tavafın, Kurban bayramı günleri içinde yerine getirilmesi vâcibdir. Tamamıyla terki hâlinde, hac bozulur, batıl olur.

2 - Kudüm Tavafı: Mekke'ye ayak basıldığı zaman yapılan Sünnet bir Tavaftır. Hariçten Mekke'ye gelenler tarafından yapılır.

3 - Veda Tavafı: Bu Tavaf Vâcibdir. Buna Sader Tavafı, Vâcib Tavaf, Kâbe'yi son ziyaret Tavafı adı da verilir. Mina'daki cemrelerin taşlanması işi bitip Mekke'ye dönüldükten sonra, Mekke'den memlekete dönmek istendiğinde son vazife olarak Veda Tavafı yapılır.  Mekkelilere bu Tavaf Vâcib değildir Hayız ve nifas hâlindeki kadınlar için de, vâcib olmaktan çıkar, üzerlerinden sakıt olur.

4 - Ömre Tavafı: Umrenin rüknü olan Tavaftır. Bu Tavaf yapılmadan ömre yerine getirilmiş olmaz.
5 - Tatavvu Tavafı: Farz, Vâcib ve Sünnet Tavafın dışında yapılan Nafile Tavaflardır.

* * *

SA'Y:
Sa'y Nedir?

Sa'y, Kâbe'nin doğusundaki Safa ile Merve denilen iki tepe arasında koşarak yürümek demektir.
Sa'y'in Vâcibleri Nelerdir?
1. Sa'y'in Tavaftan sonra olması.
2. Sa'yi 7 Şavt yapmak. Safa ile Merve arasında hem gitmek, hem de gelmek birer Şavt sayılır.
3. Sa'yi bizzat yürüyerek yapmak.
4. Sa'ye Safa’dan başlayıp Merve'de bitirmek.
Sa'y'in Sünnetleri Nelerdir?
1. Tavaftan hemen sonra Sa’ye başlayıp arasını açmamak.
2. Abdesti yoksa abdest almak, Sa'yi abdestli olarak yapmak. Hayız ve nifas hâlindeki kadının Sa’yi, özründen dolayı kerahetsiz sahihtir.
3. Meyleyn-i ahdareyn adı verilen iki yeşil direk arasında Hervele yapmak. Hervele, koşma ile yürüme arasında bir yürüyüş tarzıdır ki, buna canlı, hararetli yürüyüş de diyebiliriz. Hanımlar Hervele yapmazlar.
4. Sa'y esnasında Tekbir, Tehlil ve Salâvat getirmek. Dua etmek.
5. Her Şavt’ta Safa ile Merve'de yüzünü Kâbe'ye dönüp Tekbir, Tehlil ve dua etmek. (Duada elleri semaya kaldırmak müstehabdır.)

Sa'y Nasıl Yapılır?

Tavaf namazını kılıp Zemzem suyunu da içtikten sonra, Sa'y yapılmak isteniyorsa, tekrar Hacer-i Esved'e dönülür, öpülür veya el sürülür yahut da bunlar mümkün olmazsa uzaktan istilâm edilir. Sonra Safa’ya çıkmak üzere Mescidden dışarı çıkılır. Her kapıdan Safa’ya çıkılabilir, fakat Safâ kapısından çıkılması daha iyidir. Sol ayakla Mescidden çıkılır, Safa tepesine gidilir. Orada Kâbe'ye yönelik olarak eller havaya kaldırılır.  Ve üç defa Tekbir getirilir; Tehlil, Tahmid getirilir ve Salâvatlar, istenen dualar yapılır. Sonra Sa'y etmeye niyet edilerek Merve'ye doğru Vakarla yürünmeye başlanır. Yeşil renkli iki direk arasına varınca Hervele yapılır. Yani, koşma ile yürüme arasında çalımlı, çalımlı yürünür. Direkler geçilince yine normal olarak Vakarla yürünür. Merve tepesine varılır. Burada da Kâbe'ye karşı durulur. Safa’daki gibi Tekbirler getirilir, Tahmid, Tehlil ve dualar okunur. Böylece Sa'yin bir şavtı tamamlanmış olur. Sonra aynı şekilde Safa’ya geri dönülür. Gidiş dönüş yolları ayrı ayrıdır. Her Şavt ta iki yeşil direk arasında Hervele yapılır. Yedinci Şavt Merve'de tamamlanır. Böylece Safa’dan Merve'ye 4 gidiş, Merve'den Safa’ya 3 dönüş yapılmış olur. Safa’dan Merve'ye gidiş bir Şavt (devir) olduğu gibi Merve'den Safa’ya dönüş de bir Şavt’tır.
Sa'y Tavaftan sonra yapılır. Tavaftan önce yapılan Sa'yın iadesi gerekir.
* * *
(Tekbir: "Allah’u ekber" demek.) (Tehlil: "Lâilâhe illallah" demek.) (Tahmid: Hamd etme.)

TEKBİR: 1. Allah’u Teâlâ’yı yüceltmek, noksan sıfatlardan, şirkten (ortağı bulunmaktan), yarattıklarına benzemekten tenzih etmek, uzak tutmak.

Kuran-ı Kerimde mealen buyruldu ki:

”Ey örtüye bürünen Muhammed! Kalk da (kâfirleri, Allah’u Teâlâ’nın azabı ile) korkut!      Rabbini tekbir et! Giydiklerini temiz tut! Haram edeceğim şeylerden sakın! Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma! Rabbin için sabret! Sur’a üfürüldüğü zaman, kâfirlere çok sıkıntılı bir gündür. Onlara kolaylık yoktur.” (Müddessir suresi- 10)

2. "Allah’u Teâlâ büyüktür. Kullarının ibadetlerine muhtaç değildir. İbadetlerin O'na faydası yoktur" manasına "Allahuekber" sözü.

Peygamber Efendimiz (sav) bu konuda şöyle buyurmuşlar:

“Farz namazdan sonra otuz üç Tesbih (Sübhânallah), otuz üç Tahmîd (Elhamdülillah), otuz üç Tekbir ve bir de Tahlil (Lâ ilâhe illallah) söyleyiniz!” H.Ş.

“Her namazdan sora otuz üç kere Sübhânallah, otuz üç kere el-hamdülillah, otuz üç kere (Tekbir) Allahuekber deyip, lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerike lehu lehülmülkü velehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr, demek suretiyle yüzü tamamlayan kimsenin günâhları deniz köpüğü kadar olsa da af olunacaktır.” H.Ş.